SİZİ ARAYALIM

Fırsat ve kampanyalardan haberdar et.

Ekovip Turizim A.Ş’nin işletmekte olduğu markalar, tedarikçileri ve işbirliği içinde olduğu kuruluşlara ilişkin hizmet, reklam, ilan, kampanya ve faaliyetleri hakkında; kullanılan tüm iletişim kanallarından tarafıma bilgilendirme ve bildirim yapılmasına onay veriyorum.

ÇAĞRI MERKEZİ444 7 847
Prag Seyahati
Prag Seyahati Tarihi dokusu beni en çok etkileyen yerlerden biriydi Prag. Bugün Çek Cumhuriyetinin içinde, kristalleri ile meşhur Bohemya’nın orta bölümünde yer alan Prag aynı zamanda Bohemya Krallığı mimarisine de ev sahipliği yapıyor. Çek Cumhuriyeti, orta Avrupa’da olmasına rağmen doğu Avrupa’nın mistismine sahip.1918 yılına kadar Avusturya’nın bir eyaleti olan Bohemya’daki Prag şehrinin mimarisi Avusturya mimarisine çok benziyor. Yola çıkmadan önce ünlü Vltava nehri ile ilgili araştırma yaparken bulduğum çeşitli halk şarkılarının yanında Vltava adlı bir de Çek müzik grubuyla karşılaştım.




Çek Cumhuriyeti’ne gelmemin iki sebebi vardı. Birincisi mimarisi, ikincisi ise övüle övüle bitirilemeyen birası. Ben öyle çok bira seven biri değilim, ama yine de buradaki biranın methini duyunca “Mutlaka tatmam gerek.” diye düşündüm. Ünlü Pilsen şehri de Bohemya’da malum. Çek Cumhuriyetine gitmek için Schengen vizesi almanız gerekmekte, eğer ki umuma mahsus pasaportunuz varsa. Avrupa Birliğine üye ülkelerden olduğu için ben trenle yolculuk etmeyi tercih ettim. Çeşitli simgesel yapılara yakın olduğu için TYN Church Apartment’ta rezervasyonumu yaptırmıştım. Prag‘da ulaşım hiç zor değil. Nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu şehirlerden olmasına karşın Türkiye’deki büyük kentlerle kıyaslarsak nüfus yoğunluğu daha az. Bana en ilginç gelen şeylerden biri de çok az çocuğun olmasıydı. Yani insanlar belli ki çok çocuk yapmamayı tercih ediyor.

Çek Cumhuriyeti’nin % 60’ı bir dine inanmıyor ve bu oranla Avrupa’da ikinci ülke. Dolayısıyla pek çok dini yapı farklı etkinlikler için kullanılıyor. Tyn Katedrali, kaldığımız otele adını veren katedral. Zaten 50 metre yakınımızda. Tyn Katedrali öylesine devasa bir yapı ki sadece kuleleri dahi 80 metre. Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan bu katedrali “görkemli” “devasa” “tanrısal” gibi kelimeler ile anlatmak yetersiz kalır. Katedral’den hemen sonra Prag’ın en merkezi noktasında yer alan Eski Kent Meydanı var. Çekçe adı Staroměstské náměstí. 10. yüzyılda fuar alanı gibi kullanılan bu alan ülkenin en eski kent meydanı ve çevresinde Nicholas Kilisesi ve ünlü Astronomik Saat bulunuyor.

Aslında Astronomik Saat’e astrolojik saat de denebilir. Saatin 12 parçası 12 burç ile resmedilmiş ve her saat başında kukla gösterisi izleyenleri karşılıyor. Bu kısa mimari gezisinden sonra artık bira içmek için güzel bir yere gitmem gerektiğini düşündüm. Kısa bir araştırma sonrasında Pilsner Urquell adlı bir galeri olduğunu ve bu galeride ünlü Pilsner birasının tarihçesini ve başarı öyküsünü bulabileceğimi öğrendim. Burada aynı zamanda ünlü birayı kaynağından içebilecektim. Nitekim bira sevmeyen biri olarak tahmin ettiğim olmadı. Acı bir tadı olmadığı gibi son derece yumuşak içimli, serin bir biraydı. Kesinlikle ziyaret etmenizi tavsiye ederim.