SİZİ ARAYALIM

Fırsat ve kampanyalardan haberdar et.

Ekovip Turizim A.Ş’nin işletmekte olduğu markalar, tedarikçileri ve işbirliği içinde olduğu kuruluşlara ilişkin hizmet, reklam, ilan, kampanya ve faaliyetleri hakkında; kullanılan tüm iletişim kanallarından tarafıma bilgilendirme ve bildirim yapılmasına onay veriyorum.

ÇAĞRI MERKEZİ444 7 847
Barselona Gezisi
Barselona Gezisi

2007 yazı benim için en iyi yazdı diyebilirim çünkü 4 günlüğüne de olsa Barselona’yı gezme fırsatı bulmuştum. Bu 4 günlük  Barselona gezisi boyunca şehre tam anlamıyla hayran kaldım. Şehrin tarihi, insanları, insanların yaşam biçimleri, sokak sanatları ve daha bir çok aktivitesiyle beni büyülemeye yetti. 4 günlük seyahatim boyunca elimden geldiğince fazla yer görmeye çalıştım. Kabul etmek gerekirse her şeyi 4 güne  sığdırmak epey zor oldu ve yine  de tam anlamıyla gezdiğimi  söyleyemem.  Buna rağmen edindiğim eşsiz tatil deneyimlerimden biri  olduğunu belirtmek isterim.  İlk  gün tarihi Roma öncesi dönemlerine dayanan Barri Gotic merkezini gezmeye karar verdim. Burası, birbiriyle bağlantılı küçük sokaklardan oluşan bir labirenti andırdı bana. Kendinizi tarihin büyüsüne biraz kaptırırsanız kolaylıkla kaybolabileceğiniz bir yer. İçinde Barselona Tarihi Müzesi, Picasso Müzesi ve Gotik Katedral’i barındırıyor.

Barselona Tarihi Müzesi, altında bulunan 4.000 metrekarelik Roma kalıntılarıyla beraber Barselona’nın tarihi önemini anlatmaya yetecek büyüklükte bir yer. Müzedeki tarihi eserlerin ayrıntılı açıklamalarını dinleyebileceğiniz bir sistem de barındırıyor. Gördüklerinizi anlamanız açısından oldukça faydalı. Gotik Katedral ise Barri Gotik alanının tam merkezinde bulunuyor. Asansör sayesinde en tepeye çıkıp bu eşsiz manzaraya bir de yüksekten bakmanızı tavsiye ederim. Biraz önce gezdiğim sokakara bir de kuşbakışı bakmak beni daha da büyüledi. Vaktim kısıtlı olduğundan bu eşsiz manzarayı istemeye istemeye de olsa geride bırakıp vaktimi biraz da 3000’den fazla sanat eserine ev sahipliği yapan Picasso Müzesi’ne ayırmaya karar verdim. Buradaki tabloların güzelliğini anlatacak kelime olduğunu sanmıyorum, ancak görerek anlayabilirsiniz. Özellikle Picasso’ya hayranlık duyuyorsanız burası kesinlikle görmeniz gereken yerlerden birisi. Bunca gezintinin ve tarihi yolculuğun ardından karnım iyice acıkmıştı. Öğle yemeği için buraya daha önce gelen arkadaşlarımın tavsiyelerine uyup La Boqueria’yı tercih ettim. Yemek pazarını andıran bu yer inanılmaz derecede kalabalık ama atıştırmalık açısından uygun bir yer. Yemekleri de oldukça lezzetli. Yemek yedikten sonra Barra Gotik alanının sonunda bulunan Ciutadella Parkı’nda oturup dinlenmeye karar verdim. Hem sanatsal estetiği, hem de doğal yeşilliğiyle büyüleyici bir yer. Gezmek isterseniz bir de hayvanat bahçesi bulunuyor. Hayvanların doğal ortamları dışında kapatılmasını uygun bulmadığımdan ben gezmeyi tercih etmedim ancak belki siz gezmek isteyebilirsiniz.

PlacadEspanya

Barselona gezisi deyince plajdan bahsetmemek tabi ki de haksızlık olur. Bu yüzden Barselona’daki 2. günümü plajda geçirmeye karar verdim. Yorucu bir günün ardından biraz rahatlamak ve güneşin tadını çıkarmak bana gerçekten iyi geldi. 3. günüm ise Barselona’nın en meşhur mimarı ayrıca Modernista Mimari Akımı’nın öncüsü Antoni Gaudi’nin eserlerini görmeye ayırdım. Eixample semtinde Gaudi’nin 4 büyük yapıtını görmeniz mümkün. Beni en çok etkileyen yapıtı ise diğer herkeste olduğu gibi Sagrada Familia oldu. Daha önce bir çok kilise gördüm ama mimari açıdan hiçbiri beni bu kadar büyülememişti. Barselona’ya gitme imkanı bulursanız burayı görmeden dönmeyin derim. Bunun yanında yine Gaudi’nin tasarladığı Güell Parkı, Casa Mila ve Casa Batllo ‘yu da gezmenizi tavsiye ederim. 3. günün akşamında ise Plaça d’Espanya’ya gitme fırsatı buldum. Montjuic Tepesi’ne uzanan bu alan, fıskiyelerle ve renkli ışıklarla donatılmış. Özellikle Perşembe akşamları muhteşem ışıklandırmasıyla ve fıskiyelerden ritmik olarak çıkan su dalgalarıyla görsel bir şölen oluşturuyor. Bu yüzden burayı ziyaret edecekseniz Perşembe akşamı gitmenizi tavsiye ederim. Barselona gezisine eşssiz bir tat katacağından hiç şüpheniz olmasın.

Barselona’daki son günümde ise şehre son kez yüksekten bakmayı tercih ettim. Montjuic ve Barceloneta ‘yı birbirine bağlayan 1450 metre uzunluğundaki teleferik yolculuğumda Barselona’ya gerçekten bir kez daha aşık oldum diyebilirim. Barceloneta’dan başlayıp Montjuic’e uzanan harika bir yol. Montjuic’e ulaştığımda ise 18. yüzyıldan kalma Montjuic Kalesi’ni ve bir kaç Olimpik stadı görme imkanı buldum. Burada daha yapılacak bir çok şey var ama ne yazık ki hepsini yapmaya yeterli vakit yok. Umarım siz de bir gün en azından ufak birBarselona gezisi sayesinde bu paylaştığım deneyimleri yaşama fırsatını bulursunuz.

İlgili Turlar